Sürdürülebilirlik Gündemi – 1

Dünya iklim riskleri ile nefes nefese boğuşuyor adeta. Bir yandan düzensiz yağış rejimi, bir yandan tarım ürünlerinin rekolte kaybı derken küresel petrol fiyatlarıyla da birleşmesi ufak ufak fiyat artışlarıyla adeta gelmekte olan bir gıda krizini işaret ediyor. Bir yandan instagram yüzünden kıyafetleri giymek için değil de, instagram’a fotoğraf koymak için alan bir kitle türedi. İnstagama fotoğrafını koyduğu tişörtü bir daha giymiyorlar. Öte yandan artık markalar müşterilerine sürdürülebilirlik ile ilgili güçlü kaslarını göstermeye çalışıyor. Sürdürülebilirlik ve iklim riskleri her gün bakkaldan manavdan basit satın almalarda bile karşımıza çıkar oldu. Öte yandan sürdürülebilirlik önemli bir satın alma tercih faktörü de oldu. 

Sürdürülebilirlik ve Satın Alma Tercihleri

Her ne kadar hala, “sürdürülebilirlik pahalıdır” sanrısının yarattığı bariyer tam olarak aşılamamış olsa da, Deloitte’un “sürdürülebilirlik rüzgarıyla değişen satın ama tercihleri” odağında yaptığı araştırma etik kaygıların, hayvan bazlı üretim yapmayan şirketlerin satın alma tercihlerinde önceliklendiğini gösteriyor.

Satın alma tercihlerine sürdürülebilirliğin etkisinin her geçen gün artıyor olması, raporda çok önemli bir spot ile öne çıkarılmış

“…şirketler, müşterilerine sağladıkları ürün ve servislerin çevresel etkilerini daha detaylı göstererek, onlara daha doğru seçimler yapma imkanı sağlayabilirler.”

Sürdürülebilirlik artık satın alma tercihlerini doğrudan ve önemli bir etki gücüne sahip bir şekilde değiştirebilen bir konu olduğu için, hem şirketler hem de bireyler için yandan yandan ilgilenilmesi gereken konu olmaktan çoktan çıktı. Şirketler için iş risklerinin tam da ortasında. Ancak bu yükselen trend anlamsız bilgi kirliliğini de beraberinde getiriyor, her alanda olduğu gibi. 

Sürdürülebilirlik influencerlığı diye bir şey başlamış mesela. Hiç bir moda / tasarım / renk eğitimi almadan hatta bir iki kitap okumadan “modayla yorumlayanlar” gibi, sürdürülebilirlikle birkaç aydır ilgileniyorum deyip insanlara ve şirketlere bu konuda yönlendirme yapanlar da türedi. Sürdürülebilirlik is the new sexy & herkes ekmeğinin peşinde diyelim ve şimdilik geçelim :)) 

Uzun soluklu olmasını dilediğim Haftanın Sürdürülebilirlik Gündemi serisine başlıyorum. Genel olarak anlaşılabilir yazmaya gayret ederim ama konunun muhtevası gereği bazı haftalar çok teknik kalabilir. Bugüne değil de, dünyaya, trendlere ve geleceğe bakmaya çalışacağız. Her hafta sürdürülebilirlikle ilgili okuduğum / incelediğim / izlediğim önemli bulduklarım üzerine kısa kısa notlar paylaşacağım. 

Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı

Bu hafta özel olarak değinmek istediğim bir rapor var: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’nın 27 Aralık’ta Linkedin’den paylaştığı 2022-2025 Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı. Raporda konunun ilgililerinin çok da tahmin edemeyeceği bir nokta yok diyebiliriz. Ancaak, BDDK’nın aslında ülkede Merkez Bankası ile birlikte para akışlarını kontrol eden ikinci büyük kurumun bildiğimiz veya tahmin ettiğimiz de olsa, bazı noktaları raporlaştırıp resmi beyana dönüştürmesi değerli. Sadece bu açıdan bile rapor önemli bir milat. Özetle, Türkiye’nin en tepedeki finans regülatör kurumu, artık iklim riski büyük eşittir finansal risk demiş durumda. 

Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı tabii ki TCFD, Sorumlu Bankacılık Prensipleri gibi küresel kabul görmüş yaklaşımlar üzerine oturmuş durumda. Bu açıdan yurt dışı örneklerinden bir farkı yok diyebiliriz. Rapor toplamda 24 sayfa, ancak her cümlesi ayrı bir ağırlıkla kaleme alınmış. İlgililer detaylı inceleyebilir. Ben rapordan 3 temel noktanın altını özellikle çizmek istedim. Onları paylaşmak isterim,

1) AB Yeşil Mutabakatı

“AB Yeşil Mutabakatı’nın öngördüğü ve aşamalı olarak 2026 yılından itibaren uygulanacak sınırda karbon düzenlemesi mekanizması, ihracatın %50’sini AB ülkelerine gerçekleştiren ülke ekonomimiz açısından önemli bir risk oluşturmaktadır.”

2) ÇYS

ÇYS kriterlerini gözeten yatırım fonların büyüklüğü 2015 yılından bu yana küresel olarak üç kata çıkmıştır.

3) Finansmana Erişim & Sürdürülebilir Finans

“Çok yakın gelecekte çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik kriterlerinin finansmana erişim açısından bir ön şart haline gelmesi beklenmekte olup, yeterliliğe sahip olmayan firmaların ulusal ve uluslararası piyasalarda finansmana erişimleri giderek daha da güçleşecektir.

Buraya tıklayıp mail adresinizi bırakabilirsiniz. Bu sayede, siz unutsanız bile, web sitesine eklenir eklenmez, “haftanın sürdürülebilirlik gündemi”ni e-posta kutunuzda bulabilirsiniz.