mert güller

somewhere hover the rainbow 

istanbul’un bu kadar ortasında olup da hiç wi-fi olmayan bu yerde başka bir keyifle gelen huzursuzluk var. 

‘yine çok yalnızız’ yazacakken tam, bu fotoğraf neden bu kadar çok tanıdık geldi acaba dedi içimdeki kurt. instagram’a baktım. 39 hafta önce de aynı fotoğrafı çekmişim. 

sosyal medya çoğunlukla ‘kendini ifade etme, gösterme -hatta- teşhir aracı’ olarak tanımlandıkça hep bi tarafı eksik kalıyor. tüm bu kullandığımız medyalar, aynı zamanda bir hatırlatma, hatırlanma, hatırlama hatta hatırlamamak istememe aracı. 

’…anılar anlatıldıkça, acıtır…’
kendimize saçmasapan mutluluk araçları yaratmaktaki ustalığımız, mutsuzluklar yaratma konusunda da kendini gösteriyor zira. sevdiğimiz kadından daha fazla dokunduğumuz minik ekranlar, bu diferansiyel denklem bilinmeyenleri gibi sıralanan x, y, z adlı kuşakların kendi yarattıkları her an elimizin altındaki minik antidepresanlarımız. tüm ilaçlardaki gibi, dozu ayarlayamadığımızda dibe vuruşlar, dipten gelişler, dibe çekilişler, dipte bir ekosistem kurma çalışmaları hep, hep, hep baki.. 

belki de yıllarca, o derin şarkıyı fısıldarken kendi kendimizin sessizliğinde, hep bi h’yi unutmuşuz, kaçırmışız, ıskalamışız, derdimiz tasamız bu yüzdendir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir