mert güller

Teknolojik üretkenliği aracılığıyla insanın dönüştürdüğü şey aslında bizzat kendisidir. Doğa ve çevrede vuku bulanlar bu dönüşümde ikincil yanürünler sayılmalıdır. Her teknolojik değişim bir kez ortaya çıktıktan sonra, artık insanoğlu onu veri alarak, onun tanımladığı noktadan başlayarak düşünmeye ve üretmeye, kısaca varolmaya koyulur. Onu bitimsizce değişim yapmak, yenilik üretmek zorunda bırakan da, bu asla düzelmeyecek bozuk denge halidir zaten. Ama her teknolojik değişimle birlikte insanoğlu da o denli başkalaşır ki, o değişim öncesindeki dış koşulların nasıl olduğunu kavramayı denese bile, kendisinin o değişim öncesindeki halini düşleme imkanını büyük oranda yitirir. O yüzden hep aynı insanoğlu olarak süregittiğini, ama dışındaki dünyanın farklılaştığını sanma eğilimindedir.

Uğur Tanyeli, Mimarlar teknolojiden neden korkar? / Rüya, İnşa, İtiaz: Mimari Eleştiri Metinleri, sayfa 184

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir